Aynı Yüzyılın İki Ucunda İki Taş
Bir Tamil savaşçısının Sri Lanka'daki mezarı ile Ahlat'taki Selçuklu taşı 1100'lü yıllar
Tarih çoğu zaman doğrusal okunur: Ama zaman zaman birbirinden binlerce kilometre uzakta, farklı diller konuşan, farklı tanrılara tapan insanların bıraktığı izlere bakarsınız ve bir şey sizi durdurur. Duraksatır.
Bu iki taş beni duraksattı.
İki Mezar Taşı , İki Savaşçı Geleneği
Selçuklu dönemi mezar taşı, yaklaşık
1150. Van Gölü kıyısında,
Orta Asya'dan yeni gelmiş bir
Türk Mezar Taşı
| Sri Lanka, Polonnaruwa – Tamil paralı asker mezar taşı, yaklaşık 1150. "Valaikkara" yazıtı — Sinhala sarayının Tamil muhafız birliklerine ait. |
Alttaki taş Sri Lanka'nın kuzeyinde, Polonnaruwa şehrinde durmaktadır. Yaklaşık 1150 yılına tarihlenir ve üzerindeki yazıt "Valaikkara" adını taşır — Sinhala sarayında görev yapan Tamil muhafız birliklerinin adı. Bu insanlar Hindistan'ın güneyinden gelmiş, denizi geçmiş, yabancı bir krallık için savaşmış ve orada gömülmüştür. Tamil savaşçı kültüründe "virakal" — yiğitlik taşı — denilen bu gelenek, düşmanla göğüs göğüse gelip düşen savaşçıyı ölümsüzleştirmenin en eski yollarından biridir.
Üstteki taş ise Van Gölü'nün kuzeyinde, Ahlat'ta durmaktadır. Yine yaklaşık 1150. Malazgirt Savaşı'nın (1071) ardından yükselen Selçuklu nüfuzunun Doğu Anadolu'daki en önemli merkezlerinden birinde, başka yerlerde doğup savaşırken Anadolu toprağında kalan insanlara aittir. Üzerindeki geometrik bezeme ve yazıt, Orta Asya'dan taşınan bir estetik hafızanın damgasını taşır.
İkisi de yaklaşık 1150. Bir Birlerinden binlerce kilometre uzakta ...
Dilbilimin Cevap Vermekte Zorlandığı Soru
Tamilce, Dravidce dil ailesinin en köklü ve iyi belgelenmiş üyesidir. Türkçe ise Altay dil ailesinin en batıya taşınmış koludur. Ana akım dilbilim bu iki aileyi birbirinden bağımsız kabul eder. Ama aynı ana akım içinde, ikisi arasındaki tipolojik benzerliklere dikkat çeken ciddi isimler eksik değildir. Robert Caldwell, Thomas Burrow ve Kamil Zvelebil gibi dilbilimciler, uzun süreli tarihsel temas izleri olabileceğini öne sürmüştür. Her iki dil ailesinin de SOV sözdizimi kullanması, her ikisinin de sonekleyici yapıda olması, ünlü uyumuna her ikisinde de rastlanması — bunlar evrensel dil eğilimleri olabilir. Ya da olmayabilir.
Daha Derine: Ortak Bir Kök Mü?
Şimdi işin gerçekten heyecan verici kısmına geliyoruz.
Eğer bir adım daha geriye gidersek — 1150'den değil, MÖ 3000'den bakmaya başlarsak — tablo çok daha karmaşık ve çok daha ilginç bir hal alıyor.
İndus Uygarlığı ve Dravidce İzler
Hâlâ tam olarak çözülememiş olan İndus Vadisi yazısı (Mohenjo-daro, Harappa — MÖ 2600–1900), onlarca yıldır araştırmacıların gündeminden düşmemektedir. Finlandiyalı dilbilimci Asko Parpola başta olmak üzere pek çok akademisyen, İndus yazısının proto-Dravidce konuşan bir topluma ait olduğunu savunmaktadır. Eğer bu doğruysa, Tamilce'nin köklerini yalnızca Güney Hindistan'da değil, MÖ 3. binyılın büyük kent uygarlığının tam ortasında aramak gerekir.
İndus insanları ticaret yapıyordu — Mezopotamya ile. Sümer arşivlerinde "Meluhha" adıyla geçen, değerli taşlar, bakır ve fildişi getiren ticaret ortakları muhtemelen İndus Vadisi'nin insanlarıydı.
Sümer: Yalnız mı, Akraba mı?
Sümerler dilbilimin en büyük bilmecelerinden birini bırakmıştır: Sümerce, bugüne kadar kesin bir dil akrabasına kavuşturulamamış bir "yalnız" dildir. Ama bu, akrabası olmadığı anlamına gelmez — sadece henüz kanıtlanamadığı anlamına gelir.
Sümerceyi Dravidceyle ilişkilendirmeye çalışan çalışmalar mevcuttur. Bobula Ida ve daha sonra bazı Hintli araştırmacılar, iki dil arasındaki sözcüksel ve yapısal koşutlukları belgelemişlerdir. Ana akım dilbilim bu çalışmalara ihtiyatla yaklaşmakla birlikte, hipotezi tamamen reddetmemektedir. Konu açık uçludur.
Bir de şu var: Sümercenin yapısı — sonekleyici, SOV, cins ayrımı olmayan — Türkçenin yapısına ne ölçüde benzemektedir? Bu soru, yalnızca meraklı zihinlerde değil, bazı dilbilimcilerin masalarında da zaman zaman yer bulmaktadır.
Olası Tablo
İndus / Sümer (MÖ 3000–2000)
↓
Proto-Dravidce ? → Tamilce
Nostratik ? (spekülatif ortak ata)
↓
Proto-Altayca ? → TürkçeBu iki çizginin — biri İndus'tan Tamilce'ye, diğeri Nostratik kökenli bir proto-dilden Türkçe'ye uzanan — bir noktada kesişip kesişmediğini bilmiyoruz. Ama bazı araştırmacılar, her iki çizginin de aynı çok daha eski havuzdan beslenmiş olabileceğini düşünmektedir. Bu havuza "Nostratik" diyen de var, başka adlar koyan da.
Kanıtlanmış bir şey yoktur. Ama kanıtlanamayacağı da ortada değildir.
Aynı Yüzyılda, İki Ayrı Uçta
1150 yılında Tamil dünyası, Çola İmparatorluğu'nun deniz gücünün zirvesindedir. Donanması Güneydoğu Asya'ya sefer düzenlemiş, Hint Okyanusu ticaretini denetim altına almıştır. Aynı yüzyılda Selçuklular Anadolu'ya, İran'a, Irak'a yerleşmektedir. Bu iki dünya hiç kesişti mi? Doğrudan belgelenmiş bir temas yok. Ama İpek Yolu'nun güney kolları ve Arap tüccarların köprü rolü düşünüldüğünde, tümüyle imkânsız da değil.
Belki o iki taş, birbirinden habersiz aynı çok eski bir geleneğin uzak torunlarıdır. Belki de gerçekten sadece bir tesadüftür.
A C A B A . . . ?
Kaynaklar
Polonnaruwa Valaikkara yazıtı: en.wikipedia.org/wiki/File:Polanaruwa.Valaikkara.Inscription.jpg
Ahlat mezar taşı: trekearth.com/gallery/photo754502.htm
İndus–Dravidce bağlantısı: Parpola, A. (1994). Deciphering the Indus Script. Cambridge University Press.
Sümer–Dravidce hipotezi: Bobula, I. (1951). A Study of the Sumerian-Hungarian Language. Budapest.
Nostratik hipotezi: Illich-Svitych, V. & Dolgopolsky, A. (1960'lar–70'ler). Nostratic macro-family studies.
Dravidce dil ailesi: Caldwell, R. (1856). A Comparative Grammar of the Dravidian Languages. / Zvelebil, K. (1990). Dravidian Linguistics: An Introduction.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder