22 Mayıs 2008 Perşembe

KISA BİR YOL HİKAYESİ

Sabah erken. Daha mayıs ayı olmasına rağmen hisedilir bir sıcaklık var.Körfezin üstünde yükselen bir pus Karamürsel den başlayıp Gölcük e kadar Samanlı dağlarının orta yerinde şerite benzer bir bulut oluşturmuş.Otoyol sakin sayılır .

Duruşmanın saat 9 da olması ne kötü oldu diye düşünürken Hereke yi geçtim.

350 yıl önce Evliya Çelebi nin "tek bir ağacının altında 300 koyunluk bir sürünün gölgelenebildiği , ulu ağaçlardan oluşmuş bir ormanlık alan" diye tarif ettiği , onun gezmesinden 350 yıl önce Alp Erenlerden AKCA KOCA nın feth ettiği ,ondan da tam bin yıl önce İstanbul u kurmak diye bir fikri oluşmadan önce Konstantinin seçimi ile bir kaç yıl batısı ile doğusu ile tüm Romanın başkentliğini yapmış her dönem önemli ve büyük şehir olmuş doğduğum ve büyüdüğüm şehir İZMİT e gidiyorum.

Trafik te "AŞİRET AHLAKININ " tüm sosyal hayatta olduğu gibi ulaşımı da ne hale getirdiği ni ve kendine yabancı bu kültürle sinir mücadelesi için de yaşamaya çalışan biz TÜRK lerin aslında ne büyük bir fedakarlık yapmak zorunda kaldığımızı düşünüyorum.
Evimizde ailemizde akraba ilişkilerimizde görmediğimiz bu düşünme tarzı ve ahlakını sosyal hayatımızın her yerinde yaşamak zorunda kalmak bizi ister istemez dönüştürüyor.
İşte pekte üzerinde durulmayan kimliksizleşmemizide beraberinde getiren " PASİF ASİMİLASYON " nun kökleri burda diye düşünürken standart dışı üç şeritli hale getirilmiş emniyet şeritsiz güvenliksiz otoyolda bir birini sollayan iki iri kamyonu sollamak isteyen bir ücüncünün hiç olmaması gerekli en sol şeriti çok büyük bir iç huzuru ile yavaşca işgal etmesi nedeni ile arkalarında onların hızına düşmek için yoğun caba göstermek gerekti.

Konsantrasyonu sürekli yolda tutmak gerekli diye düşünürken TÜPRAŞ ın bacaları dikkatimi çekiyor. Aklıma gelen bir kavram ...Özelleştirme..Projeleri çok eskilere giden ama 1950 li yıllarda Demokrat parti tarafından açılan 50 yılı aşkın süre ülkemize büyük katkılar sağlayan tesis.Daha pek çok Ülke değeri müessese gibi satıldı.Tıpkı POAŞ gibi.Aslında hayal meyal hatırladığım kadarıyla bir ara yapıldığı gibi ve dünyanın her yerinde olduğu gibi TPAO DİTAŞ TÜPRAŞ BOTAŞ ve POAŞ tek bir şirket olarak yapılandırılmalı mesela TP Türkiye Petrolleri gibi bir şirket oluşturulmalı ve ülkede en büyük güç olmanın yanında bölgede de bir oyuncu olmalıydı diye düşünüyorum.

Böyle finans yapısı güçlendirilmiş büyük bir şiketin Türkiyenin bölgedeki ağırlığı ve geçiş ülkesi konumunuda kullanarak neler yapabileceğini hayal etmek istiyorum ki aklıma Telekom geliyor.

Telekom ..

Ülkenin sinr sistemi iletişimi beyni herşeyi bilen şirketi .. Ne şirketi ülkenin kendisi..
Radyoda bir haber tam bu ana denk geliyor.Lübnan da taraflar Katar da yaptıkları görüşmelerde anlaştı.Katar neden? Küçük fakat petrol zengini, ABD üsleri ile dolu ,nufusu kadar ABD askeri ülkede olan yedi kız kardeşlerin( ExxonMobil,Royal Dutch Shell, Texaco,Chevron, Aramco , BP v.s ) cirit attığı bir şehirli ülkecik.BAE(Dubai , Abu Dabi v.s. ) gibi ,Bahreyn gibi, Kuveyt gibi..

Ne olmuştu Lübnan da.

Hizbullah ve hiristiyan gruplar başta olmak üzere tüm taraflar bir birine girmişti yine. Bu sefer ki neden Hizbullahın kendine ait telekom şirketinin yasa dışı ilan edilmesi. Ne kadar garip . Bağımsızlık devlet bile olmayan bir grubun bile kendi haberleşmesini kontrol etmesi için bir yerel telekom şirketine sahip olması gerekliliğini bilmesi ve bunun elinden alınması teşebbüsünün nerdeyse bir savaş başlatma noktasına getirmesi.

Biz nerdeyiz...

Oger Telekom .. İnternet safasına girdiğim de içi boş bir şirket görüntüsü veriyor .Sahibi olduğu söylenen Hariri ailesi araştırdığımızda da içi boş gibi..Gülümsüyorum . Ne var bu boşlukta orayı dolduran kim ? İngiltere ..MI6..MI5.. MOSSAD.....

Neyse düşünme ..Yola konsantre olmalı ..Kamyon çıkabilir salına salına..

Tütün Çiflik teyim.. Yolun üstü altı plansız gecekondular..veya planlı ucube binalarla dolu..Kasvetli ve güvensiz görünüyor..Mardin ,Diyarbakır v.s. doğu bölgelerden gelmiş insanların yaşadığı bir muhit .Acaba öylemi ..Dilovasında bile ki en çok doğulunun bulunduğu sanılan yerde nufusun sadece yüzde 40 olmalarına rağmen nasıl kültürel olarak dominant baskın olabiliyorlar ?

AŞİRET AHLAKI ?

PASİF ASİMİLASYON ?

Haberler devam ediyor .. Yargıtay bildirisi .. Hükümet cevabı .. Aklıma danışıklı dövüş geliyor ..

Amaç : Gerginlik..

ipleri aynı gücün elinde olduğu çok taraflı kukla oyunu ..Küresel güç ..Küresel elit ....Büyük şeytan kanlı oyununu sahneleyecek yer olarak güzelim yurdumu ve insanlarını seçmiş.. Büyük çıkarlar öyle gerektiriyor demek ki.Şeytani düşünceler..

Rockefeller ,Rohtschildsler trilyon dolarlık servetleri ve başlarında oldukları gizli açık örgütlenmeleri, kontrol ettikleri küresel şirketleri ile kanlı güç oyunlarını oynamaya devam ediyor..

Sapık ideolojilerini ve inançları doğrultusunda insanlığa her çoğrafyada yaptıklarını şimdi ülkemde yapıyorlar..Laik Dindar Kürt Türk Alevi Sünni nerden bölebilirse bölüyor ..Olmayan yapay gerginlikleri yaratıyor..Oyun içinde kırk oyun oynanıyor.. Sonuçta koca ülke şeytanın elinde kıvrandıkca kıvranıyor ..

Ve daha en kötüsü yaşanmaya başlamadı bile ..Gidişat çok kötü..

Yavaşlıyorum .. İçim daraldı .. Hatta biraz kenara çekip dursam mı..Hem benzin alır bir kahve içerim daha vaktim var nasıl olsa geldim sayılır..

Benzinci BP ..Gülümsüyorum..Haarp aklıma geliyor benzinciye girerken çünkü radyoda Çin depreminden bahsediyor .17 Ağustosta Annemi Ablamı almak için şehre gelişimi hatırlıyorum ..Bu günkü gibi sıkıntılı bir hava vardı..ŞEYTAN bunuda yapabiliyor mudur..Yapıyordur diyor aklım ama inanmak istemiyor yüreğim ..

17 Ağustos eğer HAARP ürünü ise İstanbul depremi de en olmadık zamanda olacaktır diye düşünüyorum..

Kahve bitti .. yola devam ..hayat devam ediyor.. Dosya neydi ..

22 Mayıs 2008

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Benim güzel abim, gözlerimden süzülen yaşlarla okudum yazını, sanki kanlı bir elin arasında sıkıldı yüreğim, sonra çocuklar geldi aklıma yeğenlerim, doğmamış kendi kızım oğlum, bu hale gelmiş bir ülkede nasıl bir gelecek vereceğim onlara diye düşündüm ve bir daha sıkıştı kalbim...